Kısa Ama Dolu Tatil: Münih, Almanya

Canım Berlin’den sonra Alman Bavyerasının biriciği Münih’teyiz efendim. Ülkenin en büyük 3. şehri olan Münih’in nüfusu yaklaşık 1,5 milyon. Münih’te gezilecek muhteşem yerler olmasa da, uygun bir bilet bulunca bir haftasonunuzu bu rotaya çevirebilirsiniz.

Özellikle Ekim ayında gerçekleşen Octoberfest ile alkolizmin tavan yaptığını ve milyonlarca turistin buraya akın ettiğini duyduk. O dönemlerde buralara bir kez daha uğramak lazım. Gezilecek yerlere geçmeden önce ulaşım, konaklama gibi konular hakkında kısa bilgiler verelim.

 

 

Münih Ulaşım: THY ve Pegasus’un direkt uçuşları mevcut. Biz THY ile 3 saatte Münih’e ulaştık. Bilet fiyatımız ise, 500 TL idi.

  • Havalimanından şehir merkezine (Marienplatz) ise tren ile ulaşıyorsunuz. Fiyatı 11 eur. Almamazlık etmeyin kontrol ediyorlar. Biz dönerken almadık ve tam 60 eur ceza yedik! 🙁

Münih Konaklama: Biz 3 gece Hotel Stachus’da kaldık. Rezervasyonu Booking.com üzerinden yaptık. 3 gece konaklama için 2 kişi 250 eur ödedik. Konumu inanılmaz merkeziydi. Otelden yürüyerek birçok turistik noktaya ulaşabildik. Tüm ulaşım araçları kapımızın önünden geçiyordu. Ayrıca 7/24 resepsiyon da mevcuttu. Otelin detaylarına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

MÜNİH GEZİLECEK YERLER

Marienplatz: Şehrin kalbi diyebileceğimiz nokta. Yukarıda büyük zahmetlerim sonrasında çekilmiş olan Neues Rathaus’u (Yeni Belediye Sarayı) görüyorsunuz. Burayı tek bir kareye sığdırmak çok zor ama ben Çinliler gibi eğilip bükülerek bunu başardım. 💪 Başta da dediğim gibi Marienplatz bölgesinden tüm toplu taşımalar geçiyor. En turistik kafeler, barlar, alışveriş dükkanları burada.

Otelinizi buraya yakın bir yerden tutmanızı öneririm. Canınınız sıkılmaz en azından. Çıkar hava alırsınız.

altes rathaus ile ilgili görsel sonucu

Altes Rathaus: Basic Almancası olanlar buranın da Eski Belediye Sarayı olduğunu anladı bile. Aferin çocuklar. Bir dil bir insan. 2. Dünya Savaşı sırasında bombalanmış bir yapı burası. Şu sıralar oyuncak müzesi olarak hizmet veriyor. Marianplatz’ın hafif doğusunda kalıyor. Yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Maximilianstrasse: Bir çırpıda okuyanlar el kaldırsın!🤚 Münih’in en önemli alışveriş caddelerinden birisi burası. Özellikle caddenin Batı tarafında çok değerli mücevher dükkanları, Vip markalar ve tasarım butikleri bulabilirsiniz. Bunlar beni bağlamıyor derseniz de, benim gibi gezerken muhteşem yapılardan kareler yakalayabilirsiniz.

 

İngiliz Bahçeleri: Münih’teki en favori yerim burası oldu! 3.7 km’lik alana sahip muazzam bir alan. Avrupa’nın da en büyük parklarından birisi olan ve şehrin gürültüsünden uzaklaşmak için bilhassa haftasonları gençlerin yoğunlukta olduğu İngiliz bahçeleri’ne sandviçleriniz ve biralarınızı alarak gelmenizi öneririm. Tüm günü keyifle vakit geçirebileceğiniz bir yer burası hatta, parka yapay bir sörf areası da yapmışlar. Kızlar bu tavsiyesim size; gözünüze olduğu kadar gönlünüze de hitap edecek Ken Doll’ları burada bulabilirsiniz. 😎 😍

English Garden, 2018

 

Aynı zamanda İngiliz Bahçeleri Octoberfest’in düzenlendiği yer. Zaten çılgınca bira içenleri görünce anlayacaksınız 🙂 Su yerine bira içiyorlar cidden. Çok ucuz da değil. Türkiye’de 50’lik olarak kabul ettiğimiz biralar yaklaşık 7 eur civarında.


Allianz Arena:
Almanya’nın dünya devi kulüplerinden Bayern Münih’in stadyumu. Burayı uçaktan baktığınızda bile görebiliyorsunuz 🙂 66.000 kişilik kapasiteye sahip stadyuma ziyaret ücreti, 10 eur. Stadyumun turu boyunca soyunma odalarından, basın odalarına, müzesine  kadar her yeri görebiliyorsunuz.

allianz arena ile ilgili görsel sonucu

Karlstor: Karlstor şehrin 3 ana kapısından biri.  Buranın dışında Isartor ve Sendlinger Tor isimli 2 kapı daha mevcut. Yürürken oralardan da geçiyorsunuz elbet ama ben nedense sadece burayı fotoğraflayabilmişim. Üçü de şehrin kalbinin attığı noktalarda bulunuyor, görmeden geçmeniz imkansız. Zaten görmeseniz bile turistlerin fotoğraf sevdası nedeniyle kolayca anlarsınız.

Genel olarak bizim 3 güne sığdırdığımız Münih gezimiz böyleydi. ( 1 tam gün English Garden’da yattık) Aman aman görülecek şeyi olmayan bir şehir zaten. Gördüğüm diğer Alman şehirlerinden tek farkı fazlaca yeşil ve gürültüsüz olmasıydı. Zaten biraz araştırdığınızda Münih’in diğer şehirlere göre daha elit ve pahalı olduğunu anlayabilirsiniz. Ulaşım pahalı, yeme içme pahalı, konaklama oldukça pahalı. Gezmek isteyenlerin bu konulara dikkat etmesi gerekiyor.

 

Münih’e gitmişken ünlü bira evi, Hofbräuhaus’a uğramadan sakın dönmeyin! Zaten biradan başka bir şey tüketmediklerini söylemiştim daha önce. Fakat buraya girdiğinizde ne demek istediğimi çok net anlayacaksınız. 🙂

Giriş ücretsiz, içeride bir şeyler yeyip içerek vakit geçirebilirsiniz. Bavyera halkına has kıyafetleriyle dolaşan garsonlar, müzisyenlerle karşılaşmanız olası. Hatta haftasonu halk bile bu şekilde turistik giyinip geliyor buraya. Gayet eğlenceli oluyor bence yaşatılmaya çalışılan bir kültür var. Benim çok hoşuma gitti 🙂

Tabii ben de içtim litrelik biralardan! 😏 Benim gibi bira içmeyi pek sevmiyorsanız bitirmek çok zor!

 

Ünlü restoran zincirlerinden, Schuhbeck.
Almanya’nın en ünlü atıştırmalığı, Bretzel. Ben tadını baya seviyorum. Münih’te dev boylarını bile gördüm 🙂 Yemeden dönmeyin bence. Ucuz bir kahvaltı alternatifi de olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir