Neredeyse Bedavaya Gezdik: Barselona, İspanya

Barselonaaa Barselona! Herkesin canı ciğeri, vazgeçemediği biricik şehir. Sonunda ben de gittim. Baştan söyleyeyim Barselona bende öyle herkesler gibi “vaov” etkisi uyandırmadı. Tabi bu gitmeyin manasına asla gelmiyor. O muazzam şehir düzenini dünya gözüyle herkesin 1 kez görmesini isterim. Ama gözünüzde de çok büyütmeyin yani. Ünlü mimar Antoni Gaudi’nin çılgın şekilli eserlerinden geçilmeyen, bol güneşli bir şehir Barselona.

Ayrıca, bence tanıtımı da çok çok iyi yapılan bir şehir. Bu nedenle turistik yapıların içini gezmek inanılmaz pahalı. Ama, sevgili okuyucularım ben sizi mağdur eder miyim hiç? Neredeyse bedavaya 3 gün nasıl Barselona turu yaptığımızı burada anlatacağım şimdi. Neyse sizi çok sıkmadan yazmaya başlıyorum, buyrun okumaya!

Barselona Hakkında Bazı Detaylar,

Tipik Barselona mimarisi. Binalar hep böyle temiz ve renkli denebilir. Tabi bu fotoğrafta biraz filtre de var. Çaktırmayın🙈
  1. Para Birimleri: AB ülkelerinden biri olduğu için euro tabii. Gördüğünüz hiçbir şeyi x6 yapmaya kalkmayın. Tatilin tadını çıkarın.
  2. Schengen Bölgesine dahildir. Vize almalısınız.
  3. Barselona Türkiye’den 2 saat geridedir.
  4. Hava Durumu: Bu şehre kesinlikle yaz aylarında gidilmez! Ben Mart ayında gittim, millet denize giriyordu. Kısa kollu tişört ile gündüz rahatça gezebiliyorsunuz, akşamları baya serin oluyor.
  5. Resmi Dilleri: Katalanca diyebiliriz. Barselona’da önce Katalanca konuşuyorlar, anlamazsanız İspanyolca ve sırasıyla İngilizce.
  6. İstanbul’dan direkt uçuş bulunmaktadır. 3,5 saat sürmektedir. Pegasus’un sabah uçuşu bulunuyor. Bu nedenle günden tasarruf edebilirsiniz.

Havalimanından Şehir Merkezine Ulaşım;

Merkeze ulaşmak için birçok seçenek mevcut ama ben en kolay ve konforlusunu söyleyeceğim. Barselona’da El Prat Havalimanı şehir merkezine de çok yakın. Aerobus ile yaklaşık 20 dk’da şehir merkezinde olabilirsiniz. (Katalunya Meydanı)

Aerobus’ler tek yön 5,90 eur. Eğer 15 gün içerisinde dönüş yapacaksanız gidiş&dönüş olarak 10,20 eur’ya satılıyor. Biz de gidiş dönüş aldık. Terminal 2 çıkışında beklerseniz her yarım saatte bir bu otobüsleri görebilirsiniz. Oldukça konforlu ve ücretsiz wifi hizmeti de sunuyorlar.

  • Ayrıca bu Aerobus biletlerini makinelerden sadece kredi kartı kullanarak alabiliyorsunuz, nakit kabul etmiyor makineler. Biletinizi de dönüşe kadar sakın atmayın. Tek bilette gidiş/dönüş kesiyorlar 🙂

Şehir İçi Ulaşım Hakkında,

Burada işler biraz karışıyor tabii. Bir şehri en güzel yürüyerek keşfedersiniz elbette ama Barselona’da bazı bölgelere yürüyerek gitmek biraz olanaksız. Örneğin: Park Guell dağ başında bir yerde, ya da La Barceloneta bölgesine ulaşmak için bir araca binmek lazım. O bakımdan ben yine sizlere bedavadan biraz pahalı olan yolu aktarıyorum iyi dinleyin 😎

T10 Card: Barselona’da günlük metro bileti almanın bedeli 2,40 eur. Fakat bu T10 Card 10,20 eur. İçinde adından da anladığınız üzere 10 binimlik kredi var. Fakat güzelliği şu ki, paylaşımlı kullanabiliyorsunuz. Biz 3 kişi bu kartı tam 25 defa kullanmışızdır abartmıyorum.

  • Taktik şu: Otobüse bindiğinizde sadece 1 tane basıyorsunuz. Zaten kontrol yok. Metrolarda ise turnikeden 1 kez basıp 3 kişi arka arkaya geçiyorsunuz. Güvenlik görevlisi yok 🙂 Eğer bu taktikle gezerseniz, şehir içi ulaşım paranız cebinize kalır onla da 2,3 bira içersiniz. Rica ederim 😂🤣

Konaklama Hakkında,

Biz Lenin Hostel’da kaldık. Son derece merkezi bir konumdaydı. 3 gecesine kişi başı 171 eur ödedik. Ki, bu Barselona için gerçekten çok iyi bir rakam. Hostellar biraz pahalı açıkçası. Airbnb gibi bir alternatif de hiç aklımıza gelmedi. Ama odamızdan çok memnunduk. Ferah, caddeye bakan banyosu tertemiz, her yeri priz dolu bir odamız vardı. Ayrıca, Casa Battlo ve Casa Mila gibi turistik noktalara 2 dk yürüme mesafesindeydi. Gidecekler için önerebilirim rahatlıkla.

Barselona Gezilecek Yerler,

Casa Mila

Casa Mila: Şimdilerde konser ve sergi salonu aynı zamanda da müze olarak hizmet veriyor olsa da, zamanında Gaudi bu eseri bir apartman olarak yapmış. Barselona’nın en çok turist alan yapılarından birisi.

  • Giriş ücreti: 16,5 eur – Gerçekten para vermeye değmez, dışardan bakın geçin.
Casa Batllo

Casa Batllo: Gaudi’miz yine varlıklı bir aile için bu binayı tasarlamış. Eserlerinde açık bir şekilde renklerle oynamasını, mozaikler kullanmasını ve kusurlu&kusursuz görünen bir bütünden hoşlandığını görebiliyorsunuz. Ben buranın içini gezmek isterdim açıkçası ama biz gittiğimizde tadilat vardı. Hey gidi be insanlar nerelerde yaşamışlar!

  • Giriş ücreti: 21,5 eur. Vaov! 😱

Casa Batllo’yu erken saatlerde gezdikten sonra harika bir kahvaltı için şehrin en meşhurlarından Brunch and Cake’e uğrayabilirsiniz. Dekorasyonuyla sizin büyüleyen, sloganı ile (in grandma we trust!) ayrı bir sempati uyandıran bu brunch mekanında benim önerim Browni Pancake olacak. Oldukça büyük bir porsiyonla geliyor, çok aç değilseniz 2 kişi bölüşmeniz de olası. Fotoğrafta görünenlerin toplamına 8,5 eur ödedim.

Tek sıkıntı, burada bir şeyler yemek için yaklaşık 30 dk sıra beklemeniz gerekiyor 🙁

Brunch & Cake
La Sagrada Familia

Sagrada Familia: Zavallı Gaudi tramvayın altında kalıp bu şaheseri tamamlayamadan öldüğü için kendisini buraya gömmüşler. Tarihçilere göre ise eserin tamamlanması 2087’yi falan bulacakmış. OHA! Barselona’ya gidip burayı görmeden dönmek zaten tam bir gerizekalılık kusura bakmayın. Baya baya ihtişamlı bir yapı. En güzel fotoğrafları ise giriş kapısına sırtınızı döndüğünüzde parka doğru yürüyün, göletin kenarında oturulacak alanlar var. Orada yakalayabilirsiniz 🙂

  • Giriş ücreti: 20 eur.
İşte dediğim gölet. Nasıl? Güzel çıkmış mıyım?😍
La Boqueria

La Rambla: Tüm bloglarda okumuşsunuzdur, Barselona’nın İstiklal Caddesi diye. Yahu İstiklal Caddesi mi kaldı Allah aşkına?! Keşke böyle olsa… Yürüyüş yapmak, hediyelik bir şeyler almak, halkla iç içe zaman geçirmek için güzel bir cadde. Zaten o kadar büyük ki, nereden geçerseniz geçin bir şekilde buraya yolunuz düşüyor.

La Rambla o kadar çok mağazaya, restorana ve cafeye ev sahipliği yapmasının yanında bir de La Boqueria isimli açık pazara da sahip. İçerisinde çeşit çeşit meyve sebze, et, ekmek gibi ürünlerin bulunduğu bu pazarı muhakkak gezin. Dilerseniz bizim gibi taze sıkılmış meyve sularından yada doğranmış meyve cuplarından alabilirsiniz. Akşam saatlerinde giderseniz eğer 2 tanesi 1 euro’ya bile içecek düşürebilirsiniz. Cadde üzerinde bir de FCBarcelona store bulunuyor. Benden söylemesi.


Camp Nou

Camp Nou: Gerçek bir Real Madrid taraftarı olarak gitmişken ateşli bir taraftar grubu görürüm diye gittiğim, 1.5 saat yollarda ayaklarımı şişirdiğim stadyumun dışını takımın renklerine boyama zahmetine bile girmeyen Barcelona kulüp yetkililerini kınıyorum. HALA MADRİD! 💙

Şaka bir yana, erkek arkadaş ile tatile gidiliyorsa kaçınılmaz ya da benim gibi futbola meraklı kız arkadaşlarla gidiyorsanız da görmeye değer bir stadyum. Sonuçta dünyanın en iyi İKİNCİ kulübünü canlı canlı bir daha nerede göreceksiniz?

  • Giriş ücreti: 23 eur. (Stadyum, soyunma odaları ve müze gezisi)
  • Değmez ya boş verin, Madrid’e trenle gidersiniz o paraya😋
Park Guell

Park Guell: Gaudi’nin asdfgh ahhahaha. Eee yetti be ne Gaudi’ymiş tüm Barselona’yı bu mu yapmış dediğinizi duyar gibiyim. Evet o yapmış vallahi. Hatta öyle bir yapmış ki 1984 senesinde UNESCO’ya bile girmiş bu eser. Park genel anlamda yeşillikler için de tam bir nefeslik! Ayrıca gün ışığında harika fotoğraflar çekmenize de olanak sağlıyor.

Şimdi bu şeker gibi evleri ücretsiz gezmenin yolunu anlatıyorum toplanın. Zaten gezdikten sonra “ayy iyi ki keriz gibi 21 eur vermedik” diyeceksiniz. Biz de dedik! Park 08:30’da açılıyor. Açılış saatinden 30-40 dk önce alana gelirseniz, ne bir görevli görürsünüz ne de bir koruma şeridi. Lap diye girersiniz içeriye. Kimsecikler de bir şey sormaz. Rica ederim çocuklar ne demek 🙂

Barselona Katedrali

Barselona Katedrali: Neyse ki burayı Gaudi tasarlamamış arkadaşlar. Paraya kıyıp yabancı bir mimarla anlaşmışlar. Fransız bir mimar tarafından 15. yüzyılda tasarlanmış. Çok görkemli bir katedral gerçekten. Ücretsiz olarak gezebiliyorsunuz.


Barceloneta

Barceloneta: Kendinizi sıkarsanız La Rambla’nın sonundan kaptırarak yürüye yürüye varabilirsiniz. Barceloneta şehir ile iç içe olmasına rağmen sanki değil. Zaten eskiden balıkçı kasabasıymış. Sokaklarında kaybolduğunuzda bunu rahatça anlıyorsunuz zaten. Özellikle hafta sonu gittiyseniz yanınıza terliklerinizi ve hasırınızı alın bırakın kendinizi kumlara. Biraz alkol ve cips ile muazzam bir hafta sonu geçirebileceğiniz garanti!

  • Not: İnsanlar Mart ayında denize giriyordu.
Bacoa Burger

Barceloneta’ya kadar gelmişken, bu harika ev yapımı hamburgerin de tadına mutlaka bakın. Şehrin en ünlü hamburgercisi zaten, birçok blogda okursunuz ama Barcelona’da yaşamış bir arkadaşım en iyisinin sahildeki olduğunu söylediğinden biz orada yedik. Gerçekten muazzamdı. Fotoğraftaki menü için 12 eur ödedim.

Barri Gotic Bölgesindeki evler hep kiremit tonlarında. Şahane görüntüler sunuyor.

Barri Gotic: Barselona’nın bu zamana kadar en iyi korunmuş bölgelerinden Barri Gotic, daracık sokaklarında kaybolurken aynı zamanda harika kareler yakalamanızı sağlıyor. Turist yoğunluğu olması sebebiyle ipsiz sapsız insan kaynıyor. Eşyalarımıza dikkat edelim.

  • Not: En uygun fiyatlı hediyelik eşyaları bu bölgede sıkışmış küçük dükkanlardan alabilirsiniz. Magnetler, anahtarlıklar, I BARCELONA baskılı tişörtler vs.
Passeig De Gracia

Akdeniz ikliminde olmak ne güzel bir şey! Kafamı kaldırdığımda uzamış giden palmiyeler.. Zaten bu hayatta en sevdiğim ağaçlar, palmiyeler. Bana hep fazla huzur vermiştir. 🌴🌴🌴

Passeig De Gracia palmiyelerle süslü olmasının yanında lüks markalara da ev sahipliği yapan upuzun bir cadde. Bizim hostel’da bu caddeye paralel bir konumdaydı. Alışveriş çılgınlarının uğramadan geçemediği ünlü ama erişilmez mağazaları cadde boyunca görebilirsiniz. Ayrıca caddede bolca Mango ve Zara’da bulunuyor. Türkiye’de bu markalara dünya para bayılsak da Barselona’da bir Defacto olduğu gerçeğini değiştirmiyor tabii.


Benim Barselona notlarım bu şekildeydi. Barselona’yı gezmek için 3 tam gün yeterli oluyor. Kimisi için 1 hafta boyunca burada olmak inanılmaz keyif iken, bana 3 gün yetti de arttı bile.

Gezemediğimiz birkaç nokta var elbet. Mesela La Casa Del Papel fan club olarak Barselona Darphanesine gitmek isterdim. Ya da, parama kıyıp Picasso Müzesi’ne girebilmek.. Bütçenizle doğru orantılı etkinlikler de yok değil.

Gecesi ayrı, gündüzü ayrı hareketli Barselona gerçekten yaşayan bir şehir. Dilerseniz City Hall’de her gece düzenlenen Flamenko gecelerine katılarak değişik bir deneyim yaşayabilirsiniz. 1 sangria ikramıyla böyle bir deneyimin fiyatı 35 eur kadar.

Barselonalılar biraz kaba olsa da, erkekleri çok yakışıklı kızlar. 🙊 Onu da söylemeden geçemem. Ben 3 günlük seyahatimde toplamda 110 eur harcamışım. Ki, bunun içine 30 eur’luk bir Primark alışverişi dahil. Sorry.

Kısacası yolunuz mutlaka bu şehre düşecektir. Dediğim gibi, pazarlamasının çok çok iyi yapıldığını düşünüyorum. Bir daha Barselona’ya gider miyim, bilemiyorum.

Okuduğunuz için teşekkürler, yine gelin 🙂

Zeyno🌻

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir