Yeryüzünde Bir Açık Hava Müzesi: Roma, İtalya

8 ay öncesinden uçak bileti bakma huyum olduğu için neredeyse bir spor ayakkabı parasına gittiğimiz Roma’yı anlatacağım bugün sizlere. İtalya’yı biliyorsunuz, rüya gibi bir ülke. Yaz turizmi de kış turizmi kadar gelişmiş bir ülke. Öyle ki, en dandik yapılarının önünde bile binlerce insan görebilirsiniz. Roma’ya ne zaman gidilir derseniz şayet, biz Kasım’da gittik ama yazın bir daha gitmeyi düşünüyoruz. O yüzden buraya gelmenin mevsimi yok bence.

Bavula Neler Koymalıyım?
4 gün kaldığımız Roma için 2 kazak 1 gömlek 2 tane da pantolon götürdüm yanımda. Eğer bizim gibi Kasım ayında seyahat edecekseniz mutlaka şemsiye almanızı tavsiye ederim. Zira, İzmit’i bilen bilir. Aynı İzmit havası var. 10 dk Güneş yüzünü gösterip 11. dakikada bardaktan boşanırcasına yağabilir.

Ulaşım Hakkında:
Ceyhun ve ben, İstanbul-Roma uçuşumuzu Haziran ayında İtalyan havayolu Alitalia’dan 352 tl’ye aldık. 4 kişilik bir gruptuk. Diğer 2 arkadaşım da THY ile aynı fiyata aldılar. Roma’ya 300-500 tl arasında bilet bulmak olasıdır. Birçok havayolunun İstanbul’dan direkt uçuşu mevcut.

Havaalanından Roma’ya Nasıl Gelirim?
3 seçeneğiniz mevcut. Ama ben en uygun fiyatlısından bahsedicem.  Terravision otobüsü. Ücreti havaalanından Roma Termini’ye giderken 5 euro ama dönerken 6 euro 🙂 Neden ben de bilmiyorum. Terminalden çıkınca BUS tabelalarını takip edin 5 numaralı alanda duruyor. Ve Roma Termini’ye 1 saatte gidiyor. Tren 19 euro. Taksi ise 60 euro filan yazar bence.

Konaklama Hakkında:Roma inanılmaz büyük bir şehir olmasa da konaklama alanları çok geniş bir sekmeye yayılmış durumda. Biz tercihimizi Roma Termini bölgesinde kalan bir otelden yaptık. Roma Termini demişken bence siz de bu bölgeden yapın. Çünkü Termini öyle bir yer ki, Roma’nın kalbi denilebilir. Metro, tren, otobüs, havaalanı ulaşımı, taksi, yeme&içme, mağazalar, market vs. her şey bu binanın içinde. dolayısıyla oraya buraya gitmeniz çok kolay olur. Roma Termini’ye sadece bir cadde uzaklıtka günlüğü 25 euroya Adora BB Suit isimli bir otelde kaldık. Son derece güvenlikli ve temiz bir oteldi. Üstelik sabah kahvaltısı da odamıza geliyordu. Tabii kahvaltı dediysek Türk usulü bir şey beklemeyin 🙂

Bütçe ve Şehir İçi Ulaşım Hakkında:
Mesela tüm tatillerine 200 euro ortalamayla çıkmış birisi olarak Roma’ya gitmek bana pahalıya mal oldu diyebilirim 🙂 Giderken yanımda 380 euro götürdüm. Bunun 75 eurosunu otele, 28 eurosunu da RomaPass karta vereceğimi gitmeden önce biliyordum. Böylece cebimde 277 euro kaldı. 4 günde 177 euro harcamışım. Bu paraya hediyelikler, gece hayatı ve iyi restoranlarda yemek de dahil. Çünkü dönerken 100 euro’m cebimdeydi. Kalacğaınız gün sayısına göre ortalama yeme içmeye harcayacağınız ücret günlük 25 euro falandır. (Gece eğlencesi hariç)

Roma Pass hakkında detaylı bilgilere şu linkten ulaşabilirsiniz. Kısaca 48 saat ve 72 saatlik seçenekleri mevcut. Biz 48 saatlik olanı aldık. Bu ücrete otobüslere, metrolara ve tramvaya sınırsız binmek dahil. Ayrıca 2 tane ücretli, 2 tane de ücretsiz müzeye girebiliyorsunuz. Biz 2 ücretli hakkımızı Kolezyum ve Roma Forumu’ndan yana kullandık.

Bana bunlar lazım değil sadece ulaşımdan haber ver derseniz, 24 saat geçerli bilet 5 euro. 3 günlük bilet 11 euro.

 

ROMA’DA GEZİLECEK YERLER

Okumaya başlamadan önce sizlerle seyahatimizin parçasını paylaşmak sitiyorum. Bunu radyoda dinledik ve bayıldık! Dinlemek için sanatçı isimlerine tıklayınız: Alvaro Soler ft Emma : Libre

Aaayyy, ben çektim bu fotoğrafı 🙂

KOLEZYUM: Roma’ya gitmişken uğramazsanız eğer, tüm arkadaşlarınız tarafından linç yiyeceğiniz yapıya hoş geldiniz sayın okuyucular! 🙂 MS 72 yılında yapılmış kendileri. İmparatorlar Roma halkını eğlendirmek için çeşitli etkinlikler düzenlermiş içinde. Gerçekten İNANILMAZ görkemli bir yapı. Gece ve gündüz ayrı ayrı görmenizi fotoğraf çekmenizi öneririm. 18:30’a kadar açık. RomaPass’ı olanlara ücretsiz onun dışında 19 euro.

Ulaşım: Metro B hattına binerek Colesseo durağında inin.

roma forumu ile ilgili görsel sonucu

ROMA FORUMU: Hemen Kolezyum’un yan tarafında bulunan forum, Roma’nın geliştiği merkez olarak bilinir. Burada ticari işler, ibadethaneler, pazar gibi yerler bulunurmuş. Kolezyum’a girdiğiniz biletle buraya girebilirsiniz yada RomaPass ile. Onun dışında ücreti 18 euro. Akşam 18:30’a kadar açık.

piazza di spagna ile ilgili görsel sonucu

İSPANYOL MERDİVENLERİ: Buraya tüm dünya Piazza Di Spagna derken neden Türklerin İspanyol Merdivenleri dediğini düşünürken gidince gördük ki, yanında İspanya Konsolosluğu olmasından ötürü 🙂 İtalyanlar için bir buluşma noktası niteliğinde olan merdivenlerde yemek yemek veya bir şeyler içmek yasak. Sakın denemeyin. Merdivenin çevresinde çok lüks mağazalar var.

Ulaşım: Metro B hattına binerek Spagna durağında inin.

pantheon night ile ilgili görsel sonucu

PANTHEON: Pantheon tüm tanrıların tapınağı anlamına geliyormuş. İçerisinde envai çeşit tanrı heykeli bulabileceğiniz muazzam bir tapınak. Yanına gittiğimizde 3 dk falan kendi kendimize vay be dediğimizi biliyorum. Bence Roma’nın en güzel mimarili yapısıydı. Görmeden dönmemenizi tavsiye ederim. Bizim gece görme fırsatımız oldu ama yine de kalabalıktı. Girişi ücretsiz. Her gün 19:30’a kadar açık.

Ulaşım: Biz ordan oraya yürürken haritaya bakarak geldik ama sizin için baktım. 8 numaralı tramvay gidiyormuş.

 

fontana di trevi ile ilgili görsel sonucu

AŞK ÇEŞMESİ: Bir diğer çeviri kurbanı turistik yerimiz. İtalyanca da Fontana De Trevi olarak geçen bu güzide çeşmeyi neden türkçeye bu şekilde çevirmişler bilmem. Aşka ihtiyacımız var milletçe be aşka! Neyse arkadaşlar gidip paranızı atıp kısmetinizi beklemeye başlayabilirsiniz. Yine çok şık bir yapı. Ama buraya vakit olarak ne zaman gidilir bilemiyorum. Biz akşam 6 gibi gittiğimizde fotoğraf çekecek 1 santim alan bile yoktu.

Ulaşım: Metro A hattını kullanarak Barbarini durağında inin. Haritayı/Navigasyonunuzu takip ederek bulabilirsiniz.

İlgili resim

VİLLA BORGHESE: Arkadaşlar burası HARİKA bir yer. Yani tarif edilecek gibi değil. İstanbul’da yeşile hasret kalmış birisi olarak, burayı gördüğümüz anda kendimizi öldürmek istedik. Zaten o kadar büyük bir araziye kurulmuş ki, tüm turistler ve tüm Romalılar aynı gün gelse yine de dolmaz. Sosyal medya hesaplarınıza bol bol ekmek çıkacak kadar güzel şeyler mevcut. Kaykay yapanlar, müzik yapan gruplar, bisiklet süren aileler, kitap okuyanlar, müze gezenler, kano yapanlar, sadece yürüyenler, yemek yemeye gelenler, hayvanat bahçesi gezmek isteyen bebeler vs. Her şey var burada. Biz kestanemizi alıp (evet bizdeki gibi kestane közleyen dedeler var) yürümeyi tercih ettik. Roma Termini tarafından girip İspanyol merdivenlerinin oradan çıktık. O derece büyük! Kesinlikle Pazar günü görmenizi tavsiye ederim. İçindeki müzede Atatürk heykeli de vardı. Görünce tüyler diken. Bu arada giriş ücretliymiş ama kimse bize bir şey sormadı valla, ödemedik yani 🙂

Ulaşım: Otobüsle 116 ya da metro ile Spagna durağının arkasında bir giriş var.

 

CAMPO DE FİORİ: Şimdi İtalya’da garip bir olay var, etrafta bin tane kafede olsa insanlar ayakta durmayı seviyorlar. Yani mekanlara bakıyorsunuz içersi bomboş ama dışarısı full falan. Biz de gece vakit geçirmek için gittik. Gündüzleri meydanda pazar kuruluyormuş, işiniz düşerse öyle bir uğrarsınız. Pek madara bir olayı yok.

Ulaşım: Tabanvay 🙂 Sora sora Bağdat bulunur 🙂

Papa’ya saygımız sonsuz ama tatilimizin muhteşem bir troll fotoğrafı olmasın mı? 🙂

VATİKAN: Öncelikli şunu belirteyim yukarıdaki fotoğrafı, şayet bir helikopteriniz ya da drone’nuz yoksa çekemiyorsunuz 🙂 Biz de çok çekmek isterdik ama ancak alttakini çekebildik! 🙂 Vatikan acayip bir yer. Öyle acayip ki, dünyanın en küçük develti ama Roma’dan metroyla gidebiliyorsunuz 🙂 Burada alt başlık olarak gezilecek bir sürü de müzesi var ama biz rezervasyon yaptırmayı unuttuğumuz için ortada kaldık. Siz giderseniz öncesinde şu linkten yaptırınız.

Ulaşım: Metro A hattı ile Ottoviano durağında ininiz. Ve naviagasyon açıp 2,3 km yürüyünüz 🙂

 

Vatikan’da Görülmesi Gereken Yerler:

– Aziz Petrus Meydanı: Bildiğimiz koca meydan, ücretsiz zaten. Bol bol fotoğraf çekilmenizi öneririm. Şahane bir mimari.
– Aziz Petrus Bazilikası: Roma Katolik inancına mensup olduğundan bu bazilika onların iabdet yuvasıymış. 250 metre kadar uzunluğu var. Fazlasıyla görkemli.
– Sistina Şapeli ve Raffaello Odaları: 29 euro ücreti var bize fazla geldiğinden girmedik ama çok ruhani bir havası olduğuna eminim. Yukarıda verdiğim linkten bilet alınabiliyor.

Castel Sant’ Angelo (Kutsal Melek Kilisesi) : O kadar Vatikan’a kadar gittik, üstten manzarayı kesmeden bir dönmeyelim dediğimiz tek yer. Girşi ücreti 5 ve 10 euro olarak değişiyor. İçindeki müzeleri de gezersen 10 euro dediler biz de o biletten aldık. Ama ne bileti soran oldu ne de müze görebildik 🙂 Baya kazıklandık yani. Siz 5 euroluğu alın bence. İçeride manzarası son derece şükela bir cafe bulunuyor. Terasından da muhteşem Vatikan manzarasına ve tiber nehrinin muhteşem manzarasına kendinizi bırakabilirsiniz. (Köprü: Ponte Sisto Köprüsü)

Rome, Trastevere

TRASTEVERE: İtiraf ediyorum buranın adının Trastevere olduğunu İstanbul’a geldikten sonra öğrendim 🙂 Acayip şirin bir sokak. İlla bir yere benzetmek gerekirse, Asmalı Mescit’e ya da Karaköy’e benzetebilirsiniz. Lokal cafeler var. Nerdeyse adım başı pizzacı ve makarnacı var. Biz burada şahane bir yemek yedik, cafenin ismini de yeme&içmer rehberinde vereceğim. Oldukça turistik bir bölge.

 

Ulaşım: Ponte Sisto’dan geçerek iulaşabilirsiniz. Sokaklarda kaybolmak da fayda var.

Fotobloglarım böyleydi. Bunun dışında Roma adeta bir açık hava müzesi olduğundan nereyi gezseniz çok güzel yapılarla karşılaşabilirsiniz. Yukarıda bahsettiklerim dışında; Piazza Venezia, Navona Meydanı, Vittorio Emanuele II Abidesi, Capitolino Tepesi ve Piazza Del Popolo’da gezilecek yerler arasında.

Umarım yardımcı bir rehber olmuştur. Şuraya tıklayarak kendi deneyimlediğimiz yeme&içme ipuçlarını ve ufak tüyoları okuyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir